banner17

banner9
22 Ekim 2017 Pazar

İletişim Uzmanı Gökhan Yenipazar: “Amadan Uzak Durun Mutlu Olun”

Son yazım yeni başlangıçlarım

23 Ekim 2015, 15:12
Son yazım yeni başlangıçlarım
Yasemin Ayşegül Çubukçu
Sevgili dostlar, beni okudunuz. Bana bildirdiniz. Her şey için teşekkür ediyorum. Bunu paylaşmak istedim, çünkü her ne yazarsam yazayım hep bir saygı ve nazik bir üslup ile bana geri dönüş yaptınız. Birbirimizi öyle ya da böyle çektik işte. Ve inşallah Ülkemizi korurken de aynı nazikliği çok yakın bir zamanda göstereceğiz. Bu sitedeki son yazıma başlamak istiyorum. İnşallah başka bir site ile görüşmeler sonuçlandı. Orada yazmaya devam edeceğim. Takdir edersiniz ki, yorulmadan merdiven çıkabilen kişinin hep bir tık yukarısını hedeflemesi kaçınılmazdır. Bana burada destek verip inanan, basın özgürlüğümü sonuna kadar savunan hocam Hüseyin Çetinere ve Ali Alver hocalarıma çok teşekkür ediyorum. 

Barbie İle Her şey Mümkün!

Etrafı detaylı bir şekilde inceleyip, her bir konuyu köşesine koymak isteyen bir yazar olunca nereden başlayıp nerede son vermesi gerektiğini bilemiyor insan. Üstelik ülkemizde okuma oranının düşmekten ziyade değiştiğini hesaba katarsak konuları işleyiş şeklimizde göstermiş olduğumuz çaba hiç birinizin gözünden kaçmamalı. Bizi okumanızı sağlamaktan ziyade, içinde bulunduğumuz hayatı doğru yaşamayı öğüt vermeye çalışıyoruz. Ayrıca lütfen bu yazıyı okuduktan sonra bana “harf hatası geri bildirimi” yapmayın. Buyurun adres resmimin altında,

İmtiyaz sahibi hocam Hüseyin Çetiner’de buradadır. Kendisine söyleyebilirsiniz. 
Terör saldırılarının hangi birisi için üzgün olduğumu, hangi birisi için kınama yapacağımı, hangi birisi için ağlayıp çözüm düşüneceğimi biliyorum. Ankara’da yaşanan saldırı için değil mesela. Elbette üzüldüm. Üstelik ben bir anneyim. Benim yavrumda orada olabilirdi. Gelecekte ya da geçmişte…

Olan patlama yüzünden üzülmemiz kadar dangalakça bir şey yok. Çünkü o patlamanın olmaması için hiçbir şey yapmadık! Bu patlama yüzünden AKP’yi suçlayanlar da buna bir son vermeli! Çünkü esas olanları ne biliyorlar ne de anlatsak anlayacaklar! Biz vatan hainin nasıl olunur, olayın diye anlatmaktan usanmadık ama artık anlayın, yormayın. Mizaha, deliliğe vurdurmayın. 

Bunları yazdığım içinde kimse olayı tersinden anlamasın. Saldırı ya da klavye şövalyeliğine soyunmasın. Elhamdülillah kalemimiz biz istersek kötek atar. Ama kötek atmak için değil petek yapmak içindir kalem. Dünyanın her yerinde yaşanan saldırı olaylarını elimizin altında, yatağımızın yanında, mutfağımızda, salonumuzda kısacası her an birlikte olduğumuz internetten okuyabiliriz. İnternet sosyal erişim aracı değil ailemizin en güzel üyesi, aman aman. 
Gelin biz başka bir şey konuşalım. Örneğin bir ara evsizler vardı. Özelikle geçen yıl tüm sosyal medya hesaplarında bu konu ile ilgili birçok haber, mücadele ve paylaşım gördük. Peki ne oldu? Bu konuda Suriye gibi normalleşti. Unutuldu. Evsizlik durumunun az yaşanması, azaltılması için verilen mücadele sıradan bir tempo haline geldi.

Durum hala vahim. Çünkü biz sadece bu haberleri okuduk. Evet okuyoruz. Aslında hep okuyan bir toplumuz. Ama sadece görselleri, kitapları değil. Artık değişti. Söyledim en başında, azalmadık değiştik. Onca evsiz haberini okuduk. Noldu? Hala evsizler… Demekki sadece okumuşuz, hâlbuki eskiden bir kitap okuyunca ya onu yaşardık, ya yaşatırdık ya da günlerce güler ve ya ağlardık.

Adalet ilk önce kelimelerde başlar. Sonra davranışlarımıza yansır. Biz kelimelerimizi doğru düzgün seçmiyoruz ki, davranışlarımız da iyileşme olsun? Sonra davranış bozukluğu ve adalet yoksunluğu yüzünden gereksiz bir patlama olunca ah vah edip bir süre sonra unutuyoruz. 

Değerli okuyucum, sosyal hesaplar bize zarar vermekte. Acıları acı gibi değil, acıtasyon olarak bize geri döndürüp, onları iyileştirmek adına hamle yapmamıza engel olup, üstüne birde olanı biteni normal görmemizi sağlamaktadır. 
WhatsApp uygulamalarımızda dolaşan bir video var. O video da Sayın Cübbeli Hocanın yaptığı bir konuşma mevcut. Konuşmada İslam dünyasına yapılan saldırı var. Bu dünyanın esas sorunu.

İslam fobisi. Evet, şu an eli kesik bir insan gördüm diyelim ki. İçim yandı, çok üzüldüm. Acaba ne oldu da elini kestiler? Hiç dinlemediler mi onun savunmasını? Allah’ım neler oldu? Aklımızda bunca soruya hiç gerek yok. Yani Allah’dan daha merhametliyiz ya bu yüzden dünyanın üzülen çocuk sayısı fazla! Biz çok merhametliyiz ya bu yüzden zulmü durduruyoruz! Biz çok merhametli çok adaletliyiz ya bu yüzden O’nun bize verdiği iradeyi kullanıp kılıç olup zulmün nefesini kesiyoruz! Yok, biz sadece Allah katında çok ukalayız, fazlasıyla. 

Mustafa Kemal Atatürk’e kızdım bazı konularda ama onu sevmiyorum demedim. Hatta bu gün O’na din ve devlet işerini ayırıp dinimize gereken önemi vermemiz gerektiğinin mesajını bize verdiği için teşekkür ediyorum. Birlikte olmaları da fena olmaz. Ama biri bunu ayırdıysa bu olmaması gerektiğine inandığı için değildir. Daha iyi olması için gereken çabanın gösterilmesi için olabilir mesela. Ki bunun böyle olduğundan emimin. 

Ne dedik, Barbie ile Her şey Mümkün! Yani 1 Kasım’da inşallah safları sıkılaştırıp Vatan savunmamızı yapacağız. Yol belli iz belli şans verilemesi gereken parti belli. Tek başına iş başına
İşte bu yüzden pembe hayaller kuran varsa hala, Barbie parti kursun destek verin, ne de olsa onunla her şey mümkün. Artık ne demeliyim?    

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner11
    İstanbul'da verilen yüksek imarları beğeniyor musnuz ?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Bağcılar Times - 17 Eylül 2013Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV